udu görüntüleri
Osmaniye Uydu Görüntüsü Osmaniye hakkında bilgiler, Osmaniye Tarihi Coğrafyası ve Yaşam - Osmaniye Haritası Enlem Boylam    

>> Osmaniye
Enlem : 37.06805 - D
Boylam : 36.261589 - K
Trafik Plakası : 80

Gezegenler
Dünya, Mars Jupiter
Satürn Uranüs, Neptün
Pluton, Eris

  İllerin Uydu Görüntüleri
  ve gerekli ilgiler

Adana Adıyaman Afyon
Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin
Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay
Igdır
Isparta
İcel
İstanbul
İzmir
K.maraş Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu Kayseri
Kırıkkale
Kırşehir
Kilis
Kirklareli
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak... tüm Türkiye

Ülkeler-Uydu Görüntüleri
ve gerekli ilgiler

Amerika Aruba Avustralya Bahamalar Bahreyn Barbados Brezilya Brunei Cezayir Çin Djibouti Fransa ... tüm ülkeler

Anasayfa

Osmaniye Haritası - Osmaniye Uydu Haritası
Osmaniye Hakkında

Osmaniye Tarihi - Anadolu, Asya’yı Avrupa’ya bağlayan bir köprü konumundadır. Üç tarafı denizlerle çevrili verimli topraklara sahiptir. Dört mevsimi yaşayan iklimi, akarsuları, ormanları, madenleriyle tarihin her döneminde cazibe merkezi olmuş birçok devlet bu topraklara sahip olmak için birbirleriyle savaşmıştır. Bu nedenle Anadolu pek çok istila ve savaşa şahit olmuştur. Tarihin akışı içerisinde Hititler, Asurlar, Persler, Romalılar, Bizans ve Türkler Anadolu’ya sahip olmuşlardır. Anadolu pek çok medeniyete beşiklik etmiştir. 1071 Malazgirt Savaşı öncesi Anadolu Toprakları, Bizans hâkimiyeti altındaydı. 1015 yılından itibaren Büyük Selçuklu Sultanları Tuğrul ve Çağrı Beyler, Anadolu üzerine Türk akınları başlattılar. Bu akınlar keşif amaçlıydı. Bu akınlar Malazgirt savaşına zemin hazırlamıştır. 1071 de Büyük Selçuklularla Bizans arasında yapılan Malazgirt Savaşını Selçuklu Türkleri kazanmıştır. . Osmaniye’nin de içinde bulunduğu bölge Türklerin fethinden önce Kilikya olarak adlandırılıyordu. Fetihten sonra gerek Türk tarihi içerisinde, gerek modern coğrafyada ve gerekse idari sistemde Çukurova olarak isimlendirilmiştir. Çukurova’yı oluşturan ovanın uzunluğu kuzeyden güneye 80, batıdan doğuya 160 km’dir6. Osmaniye yerleşim merkezinin bulunduğu mevkii ise Yukarı Çukurova olarak isimlendirilmektedir. Deniz yüzeyinden 118 metre yüksekliktedir7. Yer şekilleri, iklim, toprak ve su kaynakları bakımından insanların yerleşmesi için oldukça elverişlidir. Bu dağların Küçük Asya-Mezopotamya arasında tabii bir engel teşkil etmeleri, sedir, servi, şimşir gibi sağlam; inşaat için kullanılan ağaçların bol olduğu ormanlara sahip bulunmaları bakımından pek eski devirlerden itibaren gerek iktisadî ve gerekse siyasî sebepler dolayısıyla Mezopotamya sakinlerini kendisine çekmiştir. Çukurova, tarihin her döneminde fiziki şartlarından dolayı merkezi otoritenin hâkimiyet kuramadığı bir yapıda olmuştur. Gâvurdağı ve civarındaki asayiş problemi sadece Osmanlı zamanında değil, Hititler’den başlayarak Roma, Bizans, Arap, Memlûk zamanlarından bu yana devam etmektedir. Çalışma konumuza geçmeden önce bölge hakkında genel bir takım bilgiler verilmesi konunun daha iyi anlaşılmasına vesile olacaktır.
Osmaniye Coğrafyası - Osmaniye yüzey şekillerinden bir çoğunu bünyesinde toplamış ender yerlerden biridir. Arazi güneyden, kuzeye ve doğuya doğru gittikçe yükselir. Osmaniye İli’nin batı kesimlerinde Adana ovasının doğuya doğru olan düzlükleri uzanır. Güneyinde İskenderun körfezinden doğuya doğru uzanan Amanos dağları (Gavur dağları), kuzeybatı ve kuzeybatı yönünde Toros dağları, doğusunda Dumanlı, Düldül ve Tırtıl dağları mevcuttur. Dağlar ile ovalar arasında hafif engebeli araziler mevcuttur. Ovalık arazi en çok Merkez, Toprakkale, Kadirli ve Düziçi ilçelerinde bulunmaktadır. En yüksek dağları; Düldül dağı (2.400) metre, Turna dağı ise ( 2.285) metredir. . İlimizde iklim, dağlık ve ovalık alanlarda farklılık göstermekle birlikte, Akdeniz iklimi karekteristliğini taşımaktadır. Genel olarak yazlar sıcak ve kurak, kışlar ılık ve yağışlı geçmektedir. Ortalama sıcaklık 18,2 C olup, ortalama en yüksek sıcaklık ortalama en yüksek sıcaklık 42,8 C ‘dır. Yağışlar kış ve sonbahar aylarında diğer aylara göre fazla olup, yıllık ortalama yağış miktarı 767,6 mm.’dir. . Günümüz coğrafyasında, idarî sitemde ve tarihte Çukurova olarak bilinen Adana ve çevresi günümüzdeki Mersin, Adana, Osmaniye, kısmen de Antakya illerini kapsar. İsminin ima ettiğinin aksine bu topraklar tamamen düzlük ve ovalık olmayıp dağlık ve tepelik yerleri de mevcuttur2. Çukurova, yörenin önemli akarsuları olan Seyhan, Ceyhan, Tarsus Çayı (Berdan) ve Silifke’nin ortasından geçerek Akdeniz’e dökülen Göksu Irmağı’nın taşıdığı alüvyonlarla oluşan bir delta ovasıdır. Dünyanın en verimli ovalarından biri olan deltanın, bir taraftan deniz, diğer taraftan dağlarla kuşatılmış olması ve Torosların, kara ikliminden koruyucu etkileri, yörede, kış mevsiminin ılık ve yağışlı, yaz aylarının sıcak ve kurak geçmesini sağlamaktadır. Bu toprak ve iklim özelliği, Çukurova’ya, tarım açısından büyük önem kazandırmıştır. Yörenin böyle stratejik konum kazanmasında Toros geçitlerinin de büyük rolü vardır. Çukurova’ya batı tarafından girmek veya buradan çıkmak ancak bu dağlar arasında bulunan geçitleri kullanarak mümkün olmaktadır Bu geçitlerden ilki Gülek Boğazı, ikincisi Sartavul geçiti, üçüncüsü ise; Çakıt Vadisi’ni takiben, birçok yerde ancak tünellerle demiryolu ulaşımına imkân sağlayan Horoz geçiti’dir. Denize paralel olarak uzanan Toros Dağları, Silifke’den sonra kuzeydoğu istikametinde kıvrılarak ovanın kuzeyini çevreler. Doğu hududu ise İskenderun-Payas hattında denizden itibaren kuzeye doğru uzanan Gavurdağları ile çevrilmiştir. Çukurova’nın doğu hududunu çevreleyen Gâvurdağı kuzey-kuzeydoğu ile güney-güneybatı istikametinde, Maraş’tan İskenderun’un güney batısındaki Hınzır Burnu’na kadar uzanmaktadır. Çukurova’ya doğu tarafından girebilmek için Gâvurdağı iki yerde geçit vermektedir. Bunlardan birisi güneybatıda Belen geçiti, diğeri de kuzeydoğuda Aslanlıbel geçitidir. Bunlar bugün de olduğu gibi eski çağlar boyunca Gâvurdağı’nın doğusu ile batısı arasındaki ulaşımı sağlamaktadır. Hitit İmparatorluğu zamanında sadece ticaret yönünden değil, stratejik bakımdan da önemli olan bu yollar İslahiye ve Hassa yörelerinden geçerek Gâvurdağı’ndaki bu iki önemli geçit vasıtasıyla Çukurova’ya yönelmişlerdir5. Osmaniye’ye oldukça yakın olan Aslanlıbel geçiti bilhassa tarih boyunca bilim adamlarınca “Amanos’un Kuzey Geçiti”, “Darius Geçiti”, “Pylae Amanides”, “Billali geçiti”, “Bahçe geçiti”, “Arslan boğazı”, “Amanos kapıları” gibi isimlerle anılmıştır. Yörenin dağlık ve ovalık coğrafî yapısı, ilk zamanlardan beri halkın sosyal ve kültürel gelişmesini derinliğine etkilemiştir. Dağlık kesimde yaşayanlar, kendilerini kolaylıkla savunabilmek ve saklanmak için, kaleler inşa etmişlerdir. Bu kaleler, erişilmesi güç, sarp kayalıklarla çevrili sığınaklardır. Derebeyleri dağlara yerleşmiş, memur ve tüccarların yaşadığı ovalık kesimde ise, büyük şehirler kurulmuş ve gelişmiştir. Bu şehirlerden Adana, Misis (Mopsuestia), Tarsus, Kozan (Sis), İskenderun (Alexandrette), Anavarza (Anazarba), Silifke (Seleucie) ve Mersin (Mer- cina) çeşitli kültürlerin birbirini etkilediği ve zamanla kaynaştığı önemli yerleşim merkezleridir.
Osmaniye'de Nüfus ve Yaşam - Osmaniye nüfusu 2013 yılına göre 498.981'dir. Bu nüfus, 251.314 erkek ve 247.667 kadından oluşmaktadır. Yüzde olarak ise: %50,37 erkek, %49,63 kadındır. . 2010 yılı İl Nüfusları verilerine göre Osmaniye 479.221 kişi ile 42. sırada yer almaktadır. 2008 yılında 17.464 göç alırken 2009 yılında 15.167 göç almış ve 2008 yılında 16.338 kişi göç verirken 2009 yılında 16.319 göç vermiştir. 2010 yılında 16.868 göç alırken 16.928 göç vermiştir. İstihdam edilen nüfusun, işgücü nüfusu içindeki oranı erkek nüfus için % 82, kadın nüfus için % 91'dir. İstihdam edilen nüfusun ekonomik faaliyete göre yapısı, yerleşim yerine ve cinsiyete göre değişmektedir. İstihdamdaki erkek nüfusun % 40' ı hizmet sektöründe çalışmaktadır. Bu oran il merkezinde % 68, ilçe merkezlerinde % 60 ile köylerden daha yüksek orana sahiptir. İl genelinde tarım sektöründe istihdam edilen erkek nüfusun oranı % 43 iken, köyde bu oran %81' e yükselmektedir. İstihdam edilen kadın nüfusun ekonomik faaliyete göre dağılımı erkek nüfustan farklı bir yapı göstermektedir. İstihdamdaki kadın nüfusun % 89' u tarım sektöründedir. Köylerde istihdam edilen kadın nüfusun hemen hemen tamamı tarımda çalışırken, şehirde istihdam edilen kadın nüfusun çoğunluğu hizmet sektöründe çalışmaktadır. İstihdam edilen nüfusun % 42' si ücretsiz aile işçisi olarak çalışmaktadır. Bu oran erkek nüfus için % 17 iken, kadın nüfus için % 82' dir. Erkek nüfusun % 45' i, kadın nüfusun % 12' si ücretli olarak çalışmaktadır. Kendi hesabına çalışan kadın nüfus oranı % 6 ile oldukça düşük iken, çalışan erkek nüfusun % 35' i kendi hesabına çalışmaktadır. İşsizlik Sayımdan önceki bir hafta içinde çalışmayan ve bir işle de bağlantısı olmayanlardan, iş arayan ve son üç ayda iş bulmak için bir girişimde bulunanların, toplam işgücü nüfusu içindeki oranı, bir başka deyişle işsizlik oranı % 14.9' dur. Bu oran erkek nüfusta % 18 iken, kadın nü­fusta % 9.4' tür. İşsizlik oranı ilçe merkezlerinde il merkezinden daha yüksektir. İlçe merkezlerinde % 32.8 olan işsizlik oranı, il merkezinde % 30.4' tür. Köylerde ise bu oran % 1' dir. İl merkezi ve ilçe merkezlerinde kadınların işsizlik oranı, erkeklerin işsizlik oranından daha yüksek iken, köylerde erkeklerin işsizlik oranı kadınlardan daha yüksektir. İl merkezinde işsizlik oranı kadınlarda % 47, erkeklerde % 27.5, ilçe merkezlerinde kadınlarda % 45.3, erkekler­de % 30.6 iken, köylerde işsizlik oranı kadınlarda % 0.6, erkeklerde % 1.4' tür

Osmaniye İlçeleri >> Bahçe Düziçi Hasanbeyli Kadirli Kaypak Sumbas Tecirli Toprakkale Yarpuz




Follow @buildturkey on Twitter



uydugoruntusu.com, reklam
@ - Bu Websitesi BuildTurkey.com Gurubuna Aittir"