udu görüntüleri
Kırklareli Uydu Görüntüsü Kırklareli hakkında bilgiler, Kırklareli Tarihi Coğrafyası ve Yaşam - Kırklareli Haritası Enlem Boylam    

>> Kırklareli
Enlem : 41.733333 - D
Boylam : 27.216667 - K
Trafik Plakası : 39

Gezegenler
Dünya, Mars Jupiter
Satürn Uranüs, Neptün
Pluton, Eris

  İllerin Uydu Görüntüleri
  ve gerekli ilgiler

Adana Adıyaman Afyon
Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin
Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay
Igdır
Isparta
İcel
İstanbul
İzmir
K.maraş Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu Kayseri
Kırıkkale
Kırşehir
Kilis
Kirklareli
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak... tüm Türkiye

Ülkeler-Uydu Görüntüleri
ve gerekli ilgiler

Amerika Aruba Avustralya Bahamalar Bahreyn Barbados Brezilya Brunei Cezayir Çin Djibouti Fransa ... tüm ülkeler

Anasayfa

Kırklareli Haritası - Kırklareli Uydu Haritası
Kırklareli Hakkında

Kırklareli Tarihi - Demir Çağının ortalarına doğru(1200-600) Trakya, Anadolu ve Ege’de gelişen Uygarlıkların etki alanına girmiş ilk Trak yerleşmelerinin ve bunlarla birlikte Tümülüs adı verilen büyük yığma tepeler (Anıt Mezarlar) görülmeye başlanmıştır. Bu dönemden itibaren Trak boyları bugünkü Trakya’ya yerleşmiş ve bölgeye adlarını vermişlerdir. Trakya’ya yerleşen Trak’lar çeşitli kavimlerin akınlarına uğramış; İ.Ö. 513’te Pers imparatoru Dareios, İstanbul boğazından geçerek Kırklareli(Pınarhisar) üzerinden, tuna bölgesine ilerlemeye başlamıştır ve böylece Persler Trakya’yı ve Karadeniz’in batı kesimlerini ele geçirmişlerdir. Persler, Trakya’nın batısında bulunan Yunanlılarla uğraşırken, Perslerin bu baskısından kurtulmak isteyen doğu Trakya’daki Trak oymaklarından Odris Oymağı, diğer oymaklarla birleşerek küçük bir devlet kurmayı başarmıştır. Bu devletin başına Teres geçer. Trakya ve Kırklareli civarı İ.Ö. 440 yıllarından önce Atina birliğine bağlı iken, daha sonra kral 2. Philip Trakya’ya saldırarak Odris Devletine son verdi. İ.Ö. 350 yılında Trakya Makedonya’ya bağlandı. Kırklareli’nin Karadeniz kıyısında, Astailler siyasi bir ağırlık kazanarak Bizyeyi (Vize) başkent yapmış, ancak İ.Ö. 280 yıllarında Galatların (Keltlerin) saldırısına uğramalarına rağmen varlıklarını sürdürmeyi başarmışlardır. Kırklareli yöresi ve Marmara kıyıları İ.Ö. 190 yıllarında Romalılar tarafından istila edilmiştir. Tarihe Şarki Trakya Krallığı olarak geçen ve Başkenti Bizye (Vize) olan bir devlet kurmuşlardır. Daha sonra imparator Cladius tüm Trakya’yı bir Roma eyaleti haline getirmiştir. Trakya 377 tarihinde Godların, 4441 tarihinde Hunların istilasına uğramıştır. Daha sonra ise Bulgarların ve 526 tarihine kadarda Slavların hakimiyetinde kalmıştır. 527-565 yıllarında İmparator Justinyen döneminde tekrar Bizans’a katılmış ve parlak bir dönem yaşamaya başlamıştır. 618 yıllarında İstanbul surlarına kadar ulaşan Avar akınları ile tekrar istila edilen Traklar, kısa bir barış döneminden sonra Peçeneklerin istilasına uğramıştır.Kırklareli 1190 yılında Haçlılar tarafından işgal edilmiştir. Baş Piskoposluk merkezi olan Lüleburgaz, Şehzade Murat tarafından alınmış ve Şehzade Babaeski’ye yerleşmiştir.Osmanlıların Trakya’da ilerlemesi Bulgarları tedirgin etmiş, bunun üzerine Bulgar çarı İvan Alexandır Kırklareli, Pınarhisar, Kıyıköy ve Vize’yi işgal etmiştir. 1365’te İvan Alexandır’ın ölümünden sonra Süleyman Çelebi ve kardeşi Musa Çelebi’nin eline geçen Kırklareli ve çevresi Çelebi Sultan Mehmet tarafından alınıp Osmanlı Devletine katılmıştır.Tanzimat’tan sonra Kırklareli, Edirne vilayetinin 6 sancağından birine merkez olmuştur. Balkan Savaşı sırasında Kırklareli, Bulgarlar tarafından işgal edilmiştir. 1912’de şehre giren Bulgarlar, 1913 yılında buradan çıkmak zorunda kalmışlardır. Balkan Savaşının en kanlı olayları Kırklareli’nin merkezi Pınarhisar, Lüleburgaz ve çevresinde olmuştur. . Kırklareli’nin, özellikle son yıllarda yapılan bilimsel kazı ve araştırmalarda elde edilen bulgulardan M.Ö. 5800’lere varan, insanlık tarihi kadar çok eski bir yerleşim bölgesi olduğu görülmektedir. Kırklareli, Anadolu tipi koloni yerleşim merkezidir ve Asya-Avrupa kültürlerinin geçiş yoludur. Bu nedenle tarih boyunca buradan geçen değişik kavimler uygarlık izlerini bırakmışlar ve şehir çeşitli isimler almıştır. M.Ö. 5000 tarihi dolaylarından başlayarak dalgalar halinde gelen göçler ile Trakya’ya gelen ve yerleşen topluluklar bulunmaktaydı. Bu göçler M.Ö. 1200 yıllarına kadar çeşitli karışıklıklar ve sosyal oluşumlar devam etmiş ve yörede çeşitli beylerden oluşan Trak Krallığı oluşmaya başlamıştır. Bu Thrak beyliklerinden ilimiz dahilinde oturanlar arasında Ast, Madiaten, Melandit, Odris, Tin ve Tranipsa gibi beylikler bulunmaktaydı. Ayrıca, tarihe damgasını vurmuş olan istilalar ve yabancı hakimiyetlerinden etkilenmiş, karışıklıklar yaşanmış ve hatta birçok yer yanmış, yıkılmıştır. M.Ö. 750 yıllarında Avrupa’dan Anadolu’ya geçen Trak kabilelerinden Frigyalılar Anadolu’da bir devlet kurmaya başlamışlardır. M.Ö. 7. yüzyılda bölge İskitlerin hakimiyeti altına girmiştir. M.Ö. 513’de Dareios’un İskit seferleri ile Persler’in eline geçmiştir. M.Ö. 5. yüzyıl ortalarında Trak beylikleri birleşerek Odris Devletini kurmuşlardır. M.Ö. 4. yüzyıl ortalarında Makedonya Kralı II.Filip, Odris Devletine son vermiştir. M.Ö. 3. yüzyılın sonlarına doğru Galatlar, bölgeyi ele geçirmiştir. M.Ö. 46 yıllarında İmparator Claudius zamanında Roma’ya bağlanmıştır. M.S. 4. yüzyıl sonlarından itibaren Roma İmparatorluğu’nun ikiye ayrılması ile Bizans’ın eline geçen Trakya, Avrupa üzerinden gelen hem savaşçı hem de bunların önünden kaçan kavimler tarafından istila edilmeye ve ele geçirilmeye çalışılmıştır. Trakya Bölgesinde, M.S. 4. yüzyılda Gotlar, 5. yüzyılda Hunlar, 4. yüzyıldan başlayarak zaman zaman 8. yüzyıla kadar Avarlar, 9.yüzyılda Peçenekler, 10. yüzyılda Macarlar, 12. yüzyıldan itibaren de Moğollar ile devam eden bir göç yaşanmıştır. 9. yüzyılı da Kırklareli, Bizans’a karşı Araplar’ ın yanında savaşan Peçeneklerce yağma görmüştür. 913 ve 924 yıllarında olmak üzere Kırklareli iki defa Bulgar’larca istila edilmiştir. 1190’da Haçlılar, Kırklareli’ni aldılar ve 1204’de yöre Latinlerin eline geçmiştir. 1264 yılında Bulgar ve Tatarlar tarafından yağmalandı. 1263-1264 yıllarında, Alp Erenler’den 15–20 bin kişilik bir taraftar ile Moğolların Anadolu’yu işgali üzerine Rumeli’ye geçmiş ve Kırklareli üzerinden Romanya’da Dobruca Savaşı’na katılmışlardır. Bu arada daha Kırklareli fethedilmemişken ilk defa bir Türk-İslam Kolonisi oluşturulmuştur. 1300’lerin başında Bizans’ın ücretli askerleri Katalan askerleri Trakya’yı ele geçirdi. 1361 yılında Kırklareli, Bizanslıların elinden Osmanlılar’a geçti. 1367 yılında Bulgarlar’ca işgal edildi. Tam olarak bilinmemesine rağmen 1365 ile 1370 yılları arasında I.Murat tarafından Kırklareli Bulgarlardan alınarak ikinci defa Osmanlılara katıldı ve bölgede Osmanlılar yerleşik düzene geçilmiş oldu. 24 Ekim 1912 yılında Kırklareli Bulgarlar tarafından işgal edildi. 26 Temmuz 1920’de Kırklareli Yunanlılar tarafından işgal edildi. 10 Kasım 1922’de Kırklareli işgalden kurtarıldı. Her ne kadar Herakliya, Vrisium, Verisse, Bozili, Nerisse, Saranta Ecclesies, Kırkkimse, Kırkkimesne gibi isimler Kırklareli’nin eski isimleri olarak yazılmış olsa da doğruluğu ve kaynağı kesin olarak bulunamamıştır. Ancak üç-dört yüzyıllık mezartaşları ve Balkan harbinden kalan bir iki kitabede “Kırkkemesne” veya “Kırkkimse” diye yazılara rastlanmıştır. Kırklar Tepesinde bir zamanlar var olan “Kırklar Baba Dergâhı” nda bulunan bir kitabede şöyle yazıyordu: Kırk Kimesne şehit oldu bu yerde, Bu nâm ile anılmıştır bu belde. Kırklareli’de yaşamış ve bilinen en eski şairlerden biri olan Hayrânî ’nin bir beyitinde Kırklareli’nin eski adının Kırk Kimesne olduğunu ifade etmektedir. Hayrânî yâr elinden oldu nâlân Yalvardığım ona geliyor yalan Benim candan sevgili yurdum olan Kırk Kimesne’ye Kırkkilise demişler. Fakat bunlara tam bir tarih belgesi olarak bakmak mümkün değildir.Çünkü, burası Osmanlılar tarafından alınmadan önce de Osmanlılar tarafından Kırkkilise olarak tanınmış ve anılmıştır. 17. yüzyıl ortalarında Kırklareli’ni gören Evliya Çelebi Kırkkilise’den ayrıntılı olarak söz ederek “Hüdavendigar Gazi tarafından alındığını, Edirne eyaletine bağlı sancak olduğunu, mükellef köylerinin bulunduğunu, şehir bahçelerinin kenarlarında geniş ve düzlükte kat kat kiremit örtülü, mamur yüksek sarayları ile süslü bir şehir olduğunu, camileri arasında Eski Cami’nin en ünlü olduğunu,hamamlarından köprübaşındaki hamam ile arastaya bitişik olan hamamın güzel olduğunu, şehirde yer yer sebil ve hayat sularının bulunduğunu” belirtmektedir. Milli Mücadele sırasında Kırkkilise adının değiştirilmesi konusunda sonuç alınamayan girişimlerde bulunulmuştu. Cumhuriyet döneminde, TBMM’nde bir konu hakkında söz alan Milletvekili Tunalı Hilmi, “Kilise” sözü üzerine yaptığı bir konuşma neticesinde, Kırklareli Milletvekili Dr. Fuat UMAY şehrin adının Kırkkilise’den Kırklareli’ne değiştirilmesi hususunda bir yasa teklifi verdi. 20 Aralık 1924 yılında bu yasa TBMM tarafından kabul edilerek şehrin adı “Kırklareli” oldu.
Kırklareli Coğrafyası - Türkiye’nin kuzeybatısı, Marmara Bölgesi’nin Trakya kesiminde yer almaktadır. Dünyadaki konumu itibariyle 41 derece, 13 dakika, 34 saniye ve 42 derece 05 dakika, 03 saniye kuzey enlemleri ile 26 derece 54 dakika , 14 saniye ve 28 derece 06 dakika 15 saniye doğu boylamları arasında bulunur. Kırklareli, Türkiyenin Avrupa Kıtasında bulunan Trakya Bölgesinde yer alır. 41°44 - 42°00 Kuzey Enlemleri ile, 26°53 - 41°44 Doğu Boylamları arasında kalır. 6.555 km2 toprak büyüklüğüne sahiptir. Kuzeyden 159 km sınır uzunluğu ile Bulgaristan, doğudan 58 km. kıyı uzunluğu ile Karadeniz, batıdan Edirne, güneydoğudan İstanbul, güneyden ise Tekirdağ illeri ile çevrilidir. toprakların %48i dağlık, %35i dalgalı arazi, %17si ise ovalıktır. Bölge, yeryüzü şekilleri bakımından çeşitli görünümler yansıtır. Kuzey ve Kuzeydoğu doğrultusunda uzanan Yıldız Dağları (Istrancalar) Kırklarelinin kuzeyinde bir nevi doğal duvar meydana getirir. Istranca adı, özellikle dağların güney yamaçlarından çok sayıda dere, çay çıkması dolayısiyle "Akıntılı- Akarsulu Yer" anlamına gelmektedir. Mitolojide Istrancaları çevreleyen geniş coğrafi bölge Şarap Tanrısı Bakhusa tahsis edilmiş yerler olarak ifade edilmektedir. Pınarhisar ilçesine bağlı Evciler Köyü ile Vize ilçesine bağlı Sergen Kasabası arasında kalan Mahya (Magiada) Tepesi 1.031 metre ile Yıldız Dağlarının en yüksek tepesini oluşturur. En düşük seviye Karadeniz kıyısında 10 metre kadardır. Bu durumda Trakya, kenarları oldukça yüksek tepelik, ortası çukur (Ergene Ovası) bir çanak biçimindedir. Ancak çeşitli nedenlere bağlı aşınmalarla yavaş yavaş düzleşmeye başlamış bir ova görünümü vardır. Bölgenin toprak yapısı, yeryüzü görüntüsü 1. ,2. ve 3. Jeolojik Zamanlarda biçimlenmiştir. Bundan dolayı toprak çeşitli katmanlarla zenginleşmiştir. Oturmuş, sıkışmış, durağan katmanlar nedeniyle 4. Derece Deprem Bölgesi kabul edilir. Bulgaristan, Romanya ve Rusyanın güneyinde meydana gelen depremlerden etkilenir . Ergene Havzasında ve Kırklarelinin Yıldız Dağlarının güney yamaçlarında Kuru Orman Grubuna ait bitkilere bol miktarda rastlanmaktadır. Kırklareli Bölgesi bitki örtüsü ve çeşidi yönünden zengindir. Bu doğal bitkiler arasında meşe, gürgen, kızılçam, karaçam, dişbudak ve seyrek olarak da karaağaç, kızılcık, karaçalı, yabani armut, akçaağaç, maki cinsinden katran ardıcı bulunmaktadır. Karaçam ve kızılçam gibi odunsu bitkiler Kırklareli bitki örtüsü ağaçlandırma sırasında dahil edilmişlerdir. Ergene Havzasının plato denilen yüksek yerlerinde orman kalıntılarına (çalılıklara) rastlanır. Fakat Ergene Ovasının büyük bir kesimi steptir. Ova ise odunsu bitki denilen ormanlık alanlardan yoksundur. Oysa geçmiş yüzyıllarda buralarda zengin ormanlar vardı. Özellikle TEM (otoyol) in kuzeyi ormanlarıyla ünlüydü
Kırklareli'de Nüfus ve Yaşam - Kırklareli nüfusu 2013 yılına göre 340.559'dir. Bu nüfus, 173.916 erkek ve 166.643 kadından oluşmaktadır. Yüzde olarak ise: %51,07 erkek, %48,93 kadındır. . Tarihi yapılar bakımından zengin bir kültür mirasına sahip illerden biridir. Bu eserler arasında camii, hamam, çeşme, şehitlik, külliye, köprü ve türbeler yer almaktadır. Keza ülkemizde en çok tümülüs grubu ilimiz sınırları içinde, özellikle Vize ilçesinde bulunmaktadır. Ayrıca, bir çok dolmen de ilimizde yer almaktadır. Kale ve kule kalıntıları da ilimizin kültür zenginliğini arttırmaktadır. Höyük ve tümülüs kazılarına devam edilmektedir. Bu kazılar Kırklareli’nin yakın zamana kadar hiç bilinmeyen erken dönemlerine ait yeni bilgileri ortaya çıkarmaktadır. Vize Çömlektepe’de yapılan kazıda tüm Trakya’da şimdiye kadar bilinen tek antik tiyatro açığa çıkarılmıştır. İstanbul’un Türkler tarafından fethi sırasında kullanılan top güllelerinin bir bölümü Demirköy ilçesinde bulunan Dökümhane’de imal edilmiştir. Burada yapılan kazılar büyük bir uygarlığı ortaya çıkaracaktır. Kırklareli’de toplam 267 sanayi tesisi bulunmaktadır. Bunların % 88’i Merkez, Babaeski ve Lüleburgaz ilçelerinde geri kalan % 12’si diğer ilçelerde yer almaktadır. Merkezde 79, Babaeski’de 34, Demirköy’de 2, Kofçaz’da 2, Lüleburgaz’da 121, Pınarhisar’da 11, Vize’de 18 sanayi tesisi mevcuttur. Kırklareli ilinde, "gıda ürünleri ve içecek imalatı", "tekstil ürünleri imalatı", "kimyasal madde imalatı" ile "metalik olmayan diğer mineral ürünlerin imalatı" sektörleri öne çıkmaktadır.

Kırklareli İlçeleri >> Babaeski Büyükkarıştıran Demirköy Dereköy IGneada Inece KaracaoGlan Kıyıköy Kofçaz Lüleburgaz Pehlivanköy Pınarhisar Sergen Usküp Vize YoGuntaş




Follow @buildturkey on Twitter



uydugoruntusu.com, reklam
@ - Bu Websitesi BuildTurkey.com Gurubuna Aittir"