udu görüntüleri
Kars Uydu Görüntüsü Kars hakkında bilgiler, Kars Tarihi Coğrafyası ve Yaşam - Kars Haritası Enlem Boylam    

>> Kars
Enlem : 40.59267 - D
Boylam : 43.077831 - K
Trafik Plakası : 36

Gezegenler
Dünya, Mars Jupiter
Satürn Uranüs, Neptün
Pluton, Eris

  İllerin Uydu Görüntüleri
  ve gerekli ilgiler

Adana Adıyaman Afyon
Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin
Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay
Igdır
Isparta
İcel
İstanbul
İzmir
K.maraş Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu Kayseri
Kırıkkale
Kırşehir
Kilis
Kirklareli
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak... tüm Türkiye

Ülkeler-Uydu Görüntüleri
ve gerekli ilgiler

Amerika Aruba Avustralya Bahamalar Bahreyn Barbados Brezilya Brunei Cezayir Çin Djibouti Fransa ... tüm ülkeler

Anasayfa

Kars Haritası - Kars Uydu Haritası
Kars Hakkında

Kars Tarihi - Kars deyince akla, hamaset (yiğitlik) ve menkıbe diyarı gelir. Esasen ismi de menkıbeye dayanır. Kars adı milattan önce 130-127 tarihleri arasında Kafkas Dağları'nın kuzeyinden Dağıstan'dan gelerek bu havalide yerleşen Bulgar Türkleri'nin “Velentur” boyunun “Karsak oymağından” gelmektedir. Kaşgarlı Mahmut Kars kelimesi için: “deve veya koyun yününden yapılan elbise ve karsak derisinden güzel kürk yapılan bir hayvan, bozkır tilkisi” demektedir. Türkiye' de bundan daha eski “Türkçe” isim taşıyan bir şehrimiz daha yoktur. Eski Türkçe'de “Karsak” karnının altı beyaz 75-80 cm. boyundaki çöl tilkisinin adıdır. Bu hayvanı totem edindiklerinden Kıpçaklar'ın “Karsak ” boyuna da bu ad verilmiştir. Buhara'lı Şeyh Süleyman da Kars'a; “Şal, kuşak, dokuma, belbağı, futa, miyanbet, karsak, tilki” demektedir. Batlamyus Kars'a; “Khorsa”, Strabom ise; “Khorzene” demektedir. Bir söylentiye göre de: Gürcü dilinde “Kapı kenti” anlamına gelen “Karis Kalaki”den gelmektedir. Türkistan'da bir su , Dağıstan'da bir köy, Bursa, Kahramanmaraş, Adana, Silifke, Tortum, Tercan, Afyon, Bolu ve Ankara'da birer köy; Ural Irmağı civarında bir göl, köy ve dağ; Makü Bölgesi'nde bir kışlak adıdır. Çıldır Gölü kuzeyinde ve ortasından devlet sınırı geçen Sodalı Göl'ün kuzeyindeki Karsak, Karzak Kasabası ile Karsak Gölü adları da Bulgar göçebelerinden kalmadır. Kars ilinin milli mücadele tarihi, I.Dünya Savaşı öncesinden Cumhuriyet'e değin uzanan kesintisiz bir süreci yansıtmaktadır. 19. yüzyıl sonlarından 20. yüzyıl ilk çeyreğine değin ard arda Rus , Ermeni ve İngiliz işgallerine uğramıştır. Milli mücadelenin ilk günlerinde Mustafa Kemal başkanlığında Sivas Heyet-i Temsiliyesi bir durum değerlendirmesi yapmış ve İtilaf Devletlerinin Bolşevik Hükümeti ile ilişki kurmasını önlemek amacıyla Kafkasya'ya ağırlık verilmesi kararına varmıştır. Güney Kafkasya'nın Ermeni ve Gürcü denetimine geçmesinden sonra Nisan 1919'da başlayan Kuva-i Milliye eylemleri 1920 başlarında, 15.Kolordu'nun desteği ile birlikte, büyük bir yoğunluk kazandı. Cenub-i Garbi Kafkas Hükümeti'nin dağıtılmasından sonra, Ermeni denetimi neredeyse tüm Kars yöresini kapsamış , sadece Çıldır uzun süre bunun dışında kalabilmiştir. Ermeniler Şubat 1920'de bölgeyi ele geçirmek için büyük bir saldırı başlatmış ve 17 Şubat'ta Çıldır ve Arpaçay'a ulaşmışlardır. Bu gelişmeler üzerine Heyet-i Temsiliye Elviye -i Selase'nin (Üç Vilayet, Kars, Ardahan ve Batum'un) yeniden elde edilmesini uygun buldu ve bu amaç doğrultusunda 15.Kolordu Komutanı Kazım Krabekir Paşa hızla hazırlıklara girişti. Erzurum ve Van vilayetleri ile Erzincan sancağında seferberlik ilan edildi. Kazım Karabekir Paşa hükümete harekatın 23 Haziran'da başlayacağını bildirerek, karargahını Horum'a taşıdı. 28 Eylül 1920'de Doğu Cephesi Komutanı Kazım Karabekir Paşa Sarıkamış yönünde harekete geçerek, 29 Eylül'de Sarıkamış'ı kurtardı. TBMM Hükümeti'nin 'Doğu Harekatı'nın Kars'a dek uzatılmasını istemesi üzerine; Doğu Cephesi birlikleri 28 Ekim 1920'de yeniden saldırıya geçti ve 9. Kafkas Tümeni 30 Ekim'de Ermenilerin direnişini kırarak Kars'a girdi. 20 Kasım'da Ermenilerle yapılan ateşkesin ardından 22 Kasım 1920'de Gümrü'de başlayan barış görüşmeleri 2 Aralık'ta sonuçlandı ve Ermenistan Hükümetiyle T.B.M.M Hükümeti arasında bir barış antlaşması imzalandı. Bu antlaşmayla Kars Sancağı'nın bütünü Türkiye topraklarına katıldı. Antlaşma öncesinde Ermenistan'ın elinde bulunan Tuzluca Kazası da Türklere verildi. Ancak imzadan bir gün sonra , Sovyet Kızılordu Birlikleri Ermenistan'a girdiler. Taşnak Hükümeti devrilerek yerine Ermenistan Sovyet Hükümeti kuruldu bu durumda anlaşma da onaylanamadı. Kızılordu'nun harekatı Gürcistan'a yönelince, Tiflis'teki Gürcü Hükümeti Ankara'ya başvurdu ve TBMM'nin desteğini istedi. Bu destek karşılığında Batum, Ardahan ve Artvin Türklere bırakılacaktı. Gelişmeler sonucunda Şubat 1921'de Ardahan ve Artvin Sancakları'nın Gürcistan Hükümeti tarafından Türkiye'ye bırakıldığı açıklandı. Doğu cephesi birlikleri de aynı gün harekete geçerek, bu iki şehri Türkiye'ye kattılar. 16 Mart 1921'de Sovyet Hükümetiyle imzalanan Moskova Antlaşması ile Kars ve Artvin'in Sovyet Rusya ile olan sınırları belirlendi. Bu antlaşmaya göre, daha önce Elviye-i Selase içinde yer alan Batum ve ayrıca Ahıska ile Ahılkelek Türkiye sınırları dışında kaldı. Moskova Antlaşması'ndan 7 ay sonra 13 Ekim 1921'de Kafkasya'daki Sovyet Hükümetleri ile Türkiye arasında Kars'ta yeni bir antlaşma imzalandı. Bu antlaşma, Sovyet Rusya yönetimi ile Moskova'da yapılan antlaşmanın yinelenmesi anlamını taşıyor, Kars'ın ve Artvin'in bugünkü sınırlarının taraflarca bir kez daha onaylandığını ifade ediyordu. Milli Mücadele süresince doğu cephesinde yeni bir askeri ya da siyasal gelişme olmadı. Bu cephenin birlikleri de, kısa bir süre sonra, Batı Cephesi'ne gönderildi.
Kars Coğrafyası - İl alanında, aşınmış yuvarlak tepecikler ve sönük biçimler yaygındır. Volkanlardan çıkan lav ve küllerin çevreye yayılması sonucunda geniş yaylalar ve ovalar durumunu almıştır. Dik yamaçlara ve çıplak kayalıklara sadece vadi içlerinde rastlanılabilir. Akarsu vadileri boyunca sıralanan ovaların arasında yer alan Kars Platoları, Kars şehrinin % 51'ini oluşturmaktadır. Çok geniş ve dalgalı olan platoların bazı kesimlerinde küçük düzlükler ve çöküntü gölleri bulunur. Kars Platoları, Sarıkamış'ın hemen güneyinden başlayarak, doğuda Arpaçay vadisine, kuzeyde Başgedikler düzlüğüne dek uzanır. Platonun Sarıkamış'ın güney ve doğusuna düşen kesimleri ormanlarla kaplıdır. Basa dön Kars Platoları, Aras Vadisi'ne doğru alçalır. Plato doğuya ve kuzeydoğuya doğru genişler ve yükselti hızla artar. Kars platolarının genel yükseltisi 1500-2000 m. arasındadır. Kalın bir toprak tabakası ve volkanik tüflerle kaplıdır. Düzenli bir sıra oluşturan Allahuekber ve Yalnızçam Dağları ile Kısır Dağı, Kel Dağ ve Akbaba Dağı'nın dorukları dışında kalan kesimlerde, çeşitli yükseltilerdeki platolar uzanmaktadır. Çöküntü olanlarının tabanlarında ve akarsu vadilerinde yer alan plato düzlükleri genellikle geniş otlaklarla kaplıdır. Bu bölge “Erzurum-Kars Yaylası” adı ile anılır. Bu yayla, yüksek ve hafif dalgalı alanların biraraya gelmesi ile oluşmuştur. Ovalar Türkiye'de yüksek ovalara en ilginç ve en güzel örnek olarak Kars'taki ovalardır. Arpa ve buğday yetiştirilen ovalarda, son yıllarda sulamanın da ön plana çıkması ile şeker pancarı da önemli ürünler arasına girmiştir. Kars ovası Allahuekber Dağları ile Sarıkamış-Kars Platosu arasındaki doğuya doğru açılan büyük çöküntü oluğunda yer alır. Yükselti ve topografya nedeni ile Kars Ovası'nda arpa ve buğday dışında tarım ürünleri pek yetişmez. Bunda sulamanın yetersizliği de önemli bir etkendir. Kars Ovası'nın yüzölçümü 2500 m2 olup, bu alan ile Doğu Anadolu bölgesinin en geniş ovasıdır. Ova il yüzölçümünün %19'unu oluşturmaktadır. Basa dön Dağlar İl toprakları yüksek dağlarla kuşatılmış ve genelde batı-doğu doğrultusunda uzanan akarsularla derin biçimde yarılmış geniş bir plato niteliğindedir. Kuzey kısımlarını Kabak, Kısır ve Akbaba dağları engebelendirir. Doğu kesimini engebelendiren Dumanlı Dağı (2699 m) ildeki başlıca yükseltiler arasındadır. Güney kesimlerini ise Karasu – Aras Dağlarının uzantıları teşkil eder. İl topraklarının orta kesimi Erzurum – Kars platolarının doğu kesimini kapsar. Bu dalgalı düzlüklerin yükseltisi 2000 – 2200 m' yi bulduğundan çevredeki dağlar pek yüksek görülmez. Ova denilebilecek düzlüklere yalnızca Kağızman yöresindeki Aras Irmağı vadisinde rastlanılır. Doğu Anadolu'nun diğer yörelerine göre yer şekilleri az çok farklılıklar gösterir. En sönük şekilli yöresi burasıdır. Çıkan lavlar ve küller etrafa yayılarak çukur yerleri doldurmuş, böylece yer şekillerinin sade bir görünüm kazanmasını sağlamıştır. Bu nedenle Kars yöresi geniş ve sade şekilli hatta tek tür görünüşlü yaylalar ve ovalar halinde serilir. Kars yöresi her yerden ziyade ovaları, yaylaları hatta dağların tepesine kadar olan yerleri bile kalın bir toprak örtüsüyle kaplıdır. Bütün bu özellikleri yanında önemli dağları şunlardır: Sarıkamış'ın güneyinde Çamyazı'ya doğru uzanan Süphan Dağı(2909 m)-en yüksek noktasına Ziyaret Tepesi denir-, Allahuekber Dağları üzerindeki Allahuekber Tepesi (3120 m), Kars ovasının yakınlarında uzanan Ağadeveler Dağı (2423 m), Hacıhalil Dağı (2366 m), bu dağın kuzeyinde yer alan ve Kars şehrinin içme suyunun karşılandığı Borluk Dağı (2450 m), Arpaçay vadisinin güney kesimlerindeki Tarhan Dağı (2617 m), Çıldır Gölü yakınlarındaki Kısır Dağı ki, bu dağın yüksek kesimleri iki çataldır. Bunun Kars'a bakan kısmına Hacı Galo Dağı (2944 m), Çıldır'a bakan kesimine Zuzan Dağı (3197 m) denir. Bunların yanında, Kars'ın kuzeydoğusunda Yağlıca Dağı (2970 m), Sarıkamış'ın güneyinde ise Aladağ (3134 m) yer alır.İl alanında, aşınmış yuvarlak tepecikler ve sönük biçimler yaygındır. Volkanlardan çıkan lav ve küllerin çevreye yayılması sonucunda geniş yaylalar ve ovalar durumunu almıştır. Dik yamaçlara ve çıplak kayalıklara sadece vadi içlerinde rastlanılabilir. Kars ilindi irili ufaklı çok sayıda göl mevcuttur. Çıldır, Karzak, Aygır ve Çenklice Gölleri belli başlılardır. Bu göllerin dışında Erhan gölü, Turna gölü, Çenekci gölü, Kuyucuk gölü kaydadeğer göllerimizdendir. Bu doğal göllerin yanında tek yapay göl ise Arpaçay Baraj Gölüdür. İlimizde Çıldır Barajı, Arpaçay Barajı, Bayburt Barajı olmak üzere 3 önemli baraj mevcuttur. Bunlardan Arpaçay ve Çıldır barajları hem enerji hem de sulama, Bayburt barajı ise sadece sulama imkanı sağlamaktadır. Kars ili toprakları bütünüyle Hazar Denizi ana havzasında yer alır. İl topraklarından çıkan suların büyük bir bölümü Aras ırmağı aracılığı ile Hazar denizine gider. İlin en önemli akarsuları Aras ırmağı ile Arpaçay ve Kars Çayıdır. Kars Doğu Anadolu Bölgesinin en soğuk bölgesinde yer alır. İlde 'Doğu Anadolu yüksek yayla iklimi' görülür. Kars'ta kışları uzun ve sert, yazları ılımlı hatta serince geçen bir iklim vardır. Burası Türkiye'de soğukların en bariz olduğu ve uzun sürdüğü yerlerdendir. Bu durumun temel nedenleri; yüksek dağ sıralarıyla denizlerin ılımanlaştırıcı etkisinden ayrılması, yüksekliğin fazla olması, Kış mevsiminde Büyük Asya Kara Kütlesi üzerinde yerleşen soğuk ve ağır hava kütlesi (Sibirya yüksek basınç merkezi) nin buraya kadar sokulmasıdır. Bütün bu faktörler Kars ikliminin temel karakterini belirler . Kars yöresi iklimi üzerinde etkili olan başlıca iklim elemanları; sıcaklık, basınç ve rüzgar, nem ve yağıştır
Kars'ta Nüfus ve Yaşam - Kars ili toplam nüfusu 301.766'dır. Bu nüfus ile Kars'ın ülke nüfusu içindeki payı yaklaşık % 0.5'tir. Kars ili nüfusunun gelişiminde önemli bir özellikte toplam içindeki şehir nüfusu oranını özellikle 1950 yılından itibaren sürekli artmasıdır. 1927 yılında yaklaşık % 13 olan şehir nüfusu, 1960 ta % 1 7,74'e, 1 970'te % 23.22'ye 1980'de % 24.58'e 1990'da % 31.63'e, 2000 yılında ise %o 10.15'e yükselmiştir. Kars yöresinin sahip olduğu arazi yapısı sebebiyle yerleşim genellikle toplu yerleşme şeklinde, nüfus özellikle vadi, akarsu boyu veya çukur arazilerde toplanmıştır. 2000 yılında yapılan genel nüfus sayımına göre 325.864 olan toplam nüfusun 142.145'i (% 43,62) il ve ilçe merkezlerin, 183.719'zu (% 56,38) ise köylerde yaşamaktadır. Kars merkez ilçe 1 14.919 toplam nüfusu ile ilin toplam nüfusunu % 35,27'sine sahiptir. Nüfus büyüklüğü bakımından merkez ilçeyi 57.026 nüfus ile (% 17.50) Sarıkamış, 48.908 ile (15.1) Kağızman 25.480 ile (% 7.88) Selim, 24.277 ile (% 7.45) Digor, 24.995 ile (% 7.67) Arpaçay, 14.885 ile (% 4.57) Susuz ve 14.526 nüfus ile (% 4,46) Akyaka izlemektedir. İktisaden faal olan erkek nüfusa baktığımızda bu oran Türkiye'de % 78,22 Doğu Anadolu Bölgesinde % 80.12, Kars İlinde ise % 84.01 dir. İktisaden faal olan kadın nüfus ise Türkiye'de % 42.76, Doğu Anadolu Bölgesinde % 55.26, Kars İlinde % 66,98'dir. Nüfusun sok törel dağılımına baktığımızda Türkiye'de % 53. 00, Doğu Anadolu Bölgesi'nde % 71.93, Kars'ta ise % 77.43 ile tarım ve benzeri faaliyetlerin ilk sırada geldiği görülür. İkinci sırada Türkiye'de % 14.30, Doğu Anadolu Bölgesi'nde % 14.22 ve Kars ilinde % 13.2 1 ile toplum hizmetler sosyal ve kişisel hizmetler gelmektedir. Üçüncü sırada ise Türkiye'de %11.9, Doğu Anadolu Bölgesi'nde % 3.49, Kars'la % 2.71 ile imalat sanayi gelmektedir. Nüfusun son hafta içinde çalıştığı işteki durumu ele alındığında Türkiye genelinde % 38.45'lik bir oranla ücretli kesimi, Doğu Anadolu Bölgesi'nde % 53.87 ve Kars ilinde % 56.93'lük bir oran ile ücretsiz aile işçileri en yüksek paya sahipt

Kars İlçeleri >> Akyaka Arpaçay Başgedikler Digor DoGruyol KaGızman Karakurt Karaurgan Kötek Sarıkamış Selim Susuz




Follow @buildturkey on Twitter



uydugoruntusu.com, reklam
@ - Bu Websitesi BuildTurkey.com Gurubuna Aittir"