udu görüntüleri
IGdır Uydu Görüntüsü IGdır hakkında bilgiler, IGdır Tarihi Coğrafyası ve Yaşam - IGdır Haritası Enlem Boylam    

>> IGdır
Enlem : 39.916667 - D
Boylam : 44.033333 - K
Trafik Plakası : 76

Gezegenler
Dünya, Mars Jupiter
Satürn Uranüs, Neptün
Pluton, Eris

  İllerin Uydu Görüntüleri
  ve gerekli ilgiler

Adana Adıyaman Afyon
Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin
Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay
Igdır
Isparta
İcel
İstanbul
İzmir
K.maraş Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu Kayseri
Kırıkkale
Kırşehir
Kilis
Kirklareli
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak... tüm Türkiye

Ülkeler-Uydu Görüntüleri
ve gerekli ilgiler

Amerika Aruba Avustralya Bahamalar Bahreyn Barbados Brezilya Brunei Cezayir Çin Djibouti Fransa ... tüm ülkeler

Anasayfa

IGdır Haritası - IGdır Uydu Haritası
Iğdır Hakkında

Iğdır Tarihi - Prehistorik (Tarih Öncesi), çağlardan bu tarafa önemli bir yerleşim merkezi olmuş Iğdır ve çevresindeki yerleşmelerin ne zaman başladığı kesin olarak bilinmemekle birlikte, yapılan ilmi çalışmaların büyük çoğunluğu Orta Asya'dan geldikleri kabul edilen Hurriler'in bölgenin ilk sakinleri olduklarını göstermektedir. M.Ö. 5000-4000 yıllarında; bugünkü Azerbaycan, Sürmeli Çukuru ve Doğu Anadolu'da yerleşen Hurrilerden sonra, M.Ö. 3000-2000 yıllarında Mitanniler, Etiler, Asurlular, Kimmerler, Metler, Persler, Sümerliler ve Subailer gibi kavimlerin Orta Asya'dan gelerek Ağrı Dağı yamaçlar, Aras Havzası ve Doğu Anadolu'da ikamet ettikleri sanılmaktadır., M.Ö. 1200 tarihlerinde Trakya'dan kalkarak Boğazlar üzerinden Anadolu'ya geçen Trako-Frigler, bölgede hüküm sürdüren Etilerin hakimiyetine son vermişlerdir. Bu sıralarda, Doğu Anadolu'da Hurriler'in soyundan geldiği kabul edilen ve tarihe Urartular olarak geçen küçük bir krallık Asurlulara tabi olarak yaşamakta idi. Asurluların dahili kavgalarla zayıflamaları güneydeki KASİT kabilesinin idareyi ele geçirmesine sebep olmuştur. Daha sonra çok kuvvetlenen ve Mısır'a kadar ilerleyen Asurlar, bir türlü hakimiyetleri altına alamadıkları Urartuları tanımak zorunda kalmışlardır. M.Ö. 1100-800 tarihlerinde kraliyet merkezi Van'da bulunan ve bütün Doğu Anadolu'yu idaresi altında tutan Urartu Krallığı, kendisine bağlı küçük beylik ve krallıklar kurmuştur. Bunlardan biri de Sürmeli adıyla bilinen ve halen harabe halinde bulunan "KARAKALE" şehridir. Iğdır ve Çevresi VII. yüzyıla kadar Urartuların elinde kalmış, bu tarihten sonra M.Ö 665 yıllarında atlı göçebe halinde yaşayan İskit-Saka Türkleri Kafkasları aşarak bölgeye gelmişler ve Urartuların hakimiyetine son vermişlerdir. Ön Asya ülkelerinde Milli destanlarımızdan sayılan Dede Korkut Oğuznamesi; Sakaların bey ve kumandanlarını anlatmaktadır. Aras, Dicle, Kür ve Çoruh nehirleri kıyılarına yerleşen Sakaların bu mıntıkalardaki eserleri bugüne kadar yaşamaktadır. M.Ö. 642-226 tarihleri arasında bugünkü İran ve Doğu Anadolu'da hüküm sürdüren Sasaniler, II. Yezdigerd zamanında, o zamanlarda beylik halinde bulunan Kağızman'da Kamsarakanlı, Aras ve Doğubeyazıt'ta Bağratlı, Muş ve Malazgirt bölgelerindeki Oğuzlar'ı hile ile yok etme mücadelesi vermişlerdir. M.S. 481'de Ağrı dağı yamaçlarında (Arkori-Akuri/Ahura Köyü) yapılan savaşlarda Oğuzlar tarafından ağır bir hezimete uğratılan Sasaniler, bu yenilginin acısıyla 50 yıl kadar Oğuzlar'la savaşmışlardır. Doğu Anadolu ile yakın alakası bulunan Bizanslılar, Sasanilerle çok savaş yapmışlar, Doğudan Sasaniler'e saldıran Göktürk ve Ak Hunlar'ın da yardımıyla Sasanileri Aras Nehri boylarında ağır bir yenilgiye uğratmışlardır. M.Ö. 149 yıllarında Bulgar Türkleri olan Arsaklı Türkmen göçebeleri Sakaları yenip Karakale'yi kraliyet merkezi yapmışlardır. 366 yıl Arsaklıların elinde kalan bölge, kısa bir süre Bizanslıların eline geçmişse de Kars'ta kurulan Bargatlı krallığı bölgeyi Bizanslılardan geri alarak M.S. VII. yüzyıla kadar hüküm sürmüşlerdir. Hurriler'den sonra; Mitanni, Urartu, Met, Pers, Arsaklı, Sasani gibi devletlerin idaresinde kalan bölge, M.S. 638 yılında Hz. Ömer zamanında İslam ordularının, ARARAT eyaleti üzerinden Gökova denilen Doğubeyazıt düzlüğünden geçerek Aras boylarına inmesiyle, Müslüman-Hrıstiyan savaşlarına da sahne olmuştur. Birkaç kez Araplar ile Bizanslılar arasında el değiştiren bölge 1064 yılında Seçuklular (Oğuzlar)'ın hakimiyetine girmiştir. 1074'de Anı ve Kars'ı da Bizanslılardan alan Selçuklular bölgenin kesin hakimi olmuşlardır. Doğudan bir kasırga gibi önüne ne çıkarsa kasıp kavuran MOĞOL istilası, 1239'da bölgeyi de etkisi altına almıştır. Moğolların zayıflamasından sonra birçok bölgede olduğu gibi bu bölgede de KARAKOYUNLULAR ve AKKOYUNLULAR gibi Türk beyliklerinin idaresini kısa bir süre de olsa görmek mümkündür. 1514 Çaldıran Savaşı ve 1534 Tebriz Seferi ile bölge kesin olarak Osmanlılar'ın eline geçmiş ise de, Osmanlı Devletinin gelişen siyasi olaylar yüzünden zayıflaması Iğdır'ın kaderini de etkilemiştir. 1746-1827 yılları arasında İran idaresinde kalan bölge, 1877-78 Osmanlı-Rus savaşı (93 harbi) sonunda 42 yıl Rus işgaline maruz kalmıştır. 1917 Ekim devriminden (Bolşevik İhtilali) sonra içine düştüğü siyasi bunalımdan kurtulmak isteyen Rusya, diğer devletlerle Brest-Litovks muahedesini imzalamasıyla bölge tekrar Türklere geçmişse de 30 Ekim 1918 tarihli Mondros Mütarekesiyle ordu bölgeden çekilince mıntıka Ermeniler'in mezalimine sahne olmuştur. Brest-Litovks muahedesiyle bir yandan işgal ettiği Osmanlı topraklarından çekilen Rusya, diğer yandan da devamlı olarak kukla gibi kullandıkları Ermenileri bölgede büyük bir Ermenistan devleti kurabilecekleri yönünde cesaretlendirmiştir. Ermenilerin "taşnak", "sutyan" ve "hıncak" adındaki terör örgütleri bölgede bir Ermenistan devleti kurmak için akla gelmedik işkence ve katliam yaparak bölgedeki Türk nüfusunu yok etmeye başlamışlardır. Bu katliamlardan günümüze bir çok toplu mezar kalmıştır. 1986 yılında Prof.Dr. Enver KONUKÇU başkanlığındaki bir ekip merkez ilçeye bağlı Oba Köyünde bulunan bir toplu mezarı açarak Türk ve dünya kamuoyuna göstermiştir. Daha sonraları Hakmehmet Köyü ile Gedikli Köylerindeki toplu mezarlar da açılmış, yetkililer tarafından tescil edilerek kamuoyuna sunulmuştur. Oba köyünde olduğu gibi Küllük, Hakmehmet, Hakveyis, Kadıkışlak, Alikamerli gibi köylerde de toplu mezarların olduğu olayların canlı şahitleri tarafından yıllardan beridir anlatılmaktadır. Nihayet, 14 Kasım 1920 tarihinde 15. Kolordu Komutanı Kazım KARABEKİR komutasındaki kahraman Türk ordusunca, Ermenilerin Aras nehrinin kuzeyine püskürtülmesiyle Iğdır ve çevresi kesin olarak Türkiye'nin mukaddes topraklarının ayrılmaz bir parçası haline gelmiştir. Nitekim, bölgede 14 Kasım tarihleri İlin düşman işgalinden kurtuluşunun yıl dönümü olarak her yıl törenlerle kutlanmaktadır.
Iğdır Coğrafyası - Iğdır'ın kuzey ve kuzeydoğu sınırını, Aras Nehri ve bu nehrin oluşturduğu Türkiye-Ermenistan sınırı oluşturmaktadır. Doğusunda Türkiye-Azerbaycan'ın Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti sınırı ve güneydoğusunda Türkiye-İran sınırı yer almaktadır. Güneyinde Ağrı ili (Doğubeyazıt ve Taşlıçay ilçeleri) bulunmaktadır. Bu sınır kabaca doğu-batı doğrultusunda uzanan ve Doğu Torosların doğudaki uzantısı olan Karasu-Aras sıradağlarından oluşmaktadır. Bu dağlar doğuya doğru uzanırken aynı zamanda Yukarı Murat-Van Bölümü ile Erzurum-Kars Bölümü arasında sınır oluşmaktadır. Bu dağların doğuya, Ağrı volkanına kadar devam eden uzantısı üzerinde sırasıyla "Kızılcaziyaret Dağı" (2887 m.), "Durak Dağı" (2811 m.), "Zor Dağı" (3196 m), "Pamuk Dağı" (2639 m.) bulunmakta ve en doğu uçta ise Büyük Ağrı (5137 m.) ve "Küçük Ağrı" (3896 m.) volkanik dağları bulunmaktadır. Durak Dağları üzerinde Balık Gölü (2250 m.) bulunmaktadır. Iğdır'ın batısında Aras Irmağı'na katılan Gaziler Deresi'nin batı bölümü, Kars ili, Kağızman ilçesi ile olan sınırını oluştururken kuzeybatısında da yine Kars ilinin Digor ilçesi bulunmaktadır. Iğdır ili tamamen Aras Nehri'nin havzası içerisinde bulunmaktadır. İl sınırları içerisinde Aras Nehri'ne katılan önemli akarsular batıda Gaziler Çayı, Buruksu Çayı, doğuda ise Aşağı ve Orta Karasu çaylarıdır. Tuzluca çevresinde Bazaltik ve kahverengi topraklar geniş yayılış alanına sahipken, Iğdır Ovası'nda alüvyal topraklar, Doğu Iğdır Ovası ve Dil Ovası'nda tuzlu topraklar hâkimdir. İklim ve bitki örtüsü Iğdır'ın iklimi Doğu Anadolu tipi Karasal İklimi'dir. Iğdır ilinin ovalık kesimleri, Doğu Anadolu Bölgesi'nin öteki kesimlerinde görülen şiddetli kara ikliminden fazlaca etkilenmez. Bunun en önemli nedeni çevresinde bulunan Ağrı Dağı gibi yüksek alanlara göre alçakta olmasıdır. Kuytu konumuyla mikroklima oluşturan Iğdır Ovası'nda yer alan Iğdır kentinde yıllık ortalama sıcaklık 11,6 °C'dir. Oysa yalnızca 170 km uzaklıktaki Kars'ta bu ortalama 4,2 °C'dir. Ovada kışlar, Erzurum-Kars yaylasına göre daha yumuşak, yazlar ise daha uzun ve sıcak geçer. Kentte kışın -30 °C'ye kadar düşen ve yazın da 41 °C'yi aşan hava sıcaklıklarına rastlanır. Kuytuluğu yüzünden ülkemizin en az yağış alan yörelerimizden biridir. Özellikle yarı kurak iklime sahip olması bitki örtüsü Doğu Anadolu'nun tipik bitkisel örtüsü olan bozkır olmasına yol açmıştır. Orman açısından ülkemizin en yoksul bölgelerinden biridir.
Iğdır'da Nüfus ve Yaşam - Iğdır nüfusu 2013 yılına göre 190.424'dir. Bu nüfus, 98.008 erkek ve 92.416 kadından oluşmaktadır. Yüzde olarak ise: %51,47 erkek, %48,53 kadındır, Şehrin en büyük nüfus yapısını Kürtler ve Azeriler oluşturur. Günlük konuşmada genellikle Kürtçe ve Azeri Lehçesi kullanılmaktadır. Iğdır´da nüfusun %50,93 ü erkek, %49,17 si kadındır ve nüfusun %41'i 0-14 yaş grubuna, %54'ü 15-64 yaş grubuna, kalan %5'i de 65 yaş üstü gruba girer. İlin kentleşme oranı artış eğilimi göstersede bu oran Türkiye geneli kentleşme oranından düşüktür. 1990 sayımlarına göre il nüfusunun %61'i kırsal, %39'u kentsel alanda yaşamaktaydı. Bu oranlar 2000 sayımlarında kırsal alanlarda %51,72'ye gerilerken kentsel alanlarda yaşayanların oranı ise %48,28'e çıkmıştır. Bu oran %65 olan Türkiye ortalamasının altında kalmıştır. Kilometrekareye düşen insan sayısı kent merkezinde 72 iken, il genelinde 47'dir. İlde bulunan 157 köyden 109'unun nüfusu 500'ün altında olup köylerin çoğu oldukça düşük nüfusa sahiptir. . Doğu Anadolu Bölgesi'nde ve Türkiye'nin en doğusunda yer alan bir ildir. Doğu Anadolu Bölgesi'nin Erzurum - Kars Bölümü'nde yer almaktadır. 27 Mayıs 1992 tarihinde Kars ili'nden ayrılarak Türkiye'nin 76. ili olmuştur. 4 ilçe, 8 belediye ve 157 köyden oluşur. Merkez ilçesi dışında 3 tane daha ilçesi vardır. TBMM'ye her seçimde 2 delege göndermektedir. Azerbaycan (Nahcıvan), İran ve Ermenistan sınır komşularıdır. Halkın geçim kaynağı tarım ve hayvancılıktır. Iğdır İlinde öncelikle bölgenin hammadde kaynaklarını rasyonel olarak değerlendirebilecek ihracata dönük çeşitli gıda ve sanayi ürünlerinin üretimini yapabilecek büyük çapta istihdam yaratabilecek sanayi tesisleri bulunmamaktadır. Ancak Iğdır da bu güne kadar büyük çapta sanayi tesisleri kurulamamış olmasına rağmen çalıştırdıkları devamlı işgücü sayısı 5-50 kişiyi geçmeyen küçük çapta un, bisküvi, çikolata, gofret, meyve püresi ve konsantresi, tekstil, soğuk lastik kaplama ve tuğla fabrikası kurulmuş bulunmakta olup, küçük çapta kurulu bulunan bu sanayi tesisleri kapasitelerinin altında üretim yapmaktadır İlin ekonomik yönden gelişmesini olumsuz yönde etkileyen faktörleri birkaç sebebe bağlamak mümkündür. Özellikle bölgeye yapılan kamu sektörü yatırımlarının az olması, kısıtlı sermaye, yerli müteşebbis gücünün yetersiz olması, uygulanan teşviklerden yeterince yararlanamaması, önemli tüketim merkezlerine uzak oluşu, hava ve demiryolu ulaşımının bulunmaması İlin ekonomik yönden gelişmesini olumsuz yönde etkilemiştir. Iğdır İli mevcut bölge coğrafyası içerisinde olağan sayılamayacak iklimi, verimli toprakları, tarım ve hayvancılığa dayalı üretim yapısı ile halen yerli ve yabancı müteşebbisler açısından bir çekim merkezi olma özelliği taşımaktadır. İlimizde sadece Dilucu Sınır Kapısından Nahcivan Özerk Cumhuriyeti ile sınır ticareti yapma yetkisi verilmiştir. Valiliğimizce Nahcıvan Özerk Cumhuriyeti ile Sınır Ticareti yapmak üzere İlimizde faaliyet gösteren şahıs ve firmaya toplam 84 adet sınır ticareti belgesi düzenlenmiştir. İlimizin üç ayrı ülkeyle komşu olması, Nahcivan Özerk Cumhuriyetinin de coğrafi ve siyasi konumu gereği sadece ülkemiz ve İran İslam Cumhuriyeti ile ilişki içerisinde olması her üç tarafı da adeta ekonomik açıdan bir birine bağımlı hale getirmiştir. Üç ayrı ülke ile sınır kapısı olan Iğdır ili bu konumu itibariyle dünyanın en ender yerleşim merkezlerinden birisi olmakla birlikte İlde sadece Dilucu Sınır Kapısı açık bulmaktadır Nahcıvan Özerk Cumhuriyetinin zayıf olan ekonomik yapısı, mevcut sanayisinin gayri faal yada atıl kapasite ile çalışıyor olması, İlimizin Nahcıvan Özerk Cumhuriyetiyle yapılacak olan sınır ticaretine yeterli kadar katkı sağlamamaktadır Son zamanlarda İran İslam Cumhuriyeti ile iyi seviyede yürütülen ikili ilişkiler aramızda var olan kardeşlik ve yakınlık duygularını perçinlemiş, yapılan ikili görüşmeler neticesinde karşılıklı olarak sınır ticareti yapma arzusunu da en üst düzeye çıkarmıştır. İlimizde faaliyette bulunan Sivil Toplum örgütlerinin İlimizde durma noktasına gelmiş olan sınır ticaretinin tekrar canlandırılması, ekonomide değer ifade edilebilir duruma getirilmesi amacıyla, İlimiz ile İran İslam Cumhuriyeti sınırları arasında bulunan Boralan Sınır Kapısının işlevsel hale gelmesi hem İlimizin hem de komşumuz İran’ın isteğidir

IGdır İlçeleri >> Aralık Gaziler Karakoyunlu Taşburun Tuzluca




Follow @buildturkey on Twitter



uydugoruntusu.com, reklam
@ - Bu Websitesi BuildTurkey.com Gurubuna Aittir"